Levent SERDAR
Merak duygusu kimi zaman sorunların, kimi zaman da yeni ufukların başlangıcı olur.
Bundan yaklaşık 5 ay önce ŞIP ŞIP başlıklı bir makale yazmış, kimileri tarafından yazının içeriğine bakılmaksızın, bu başlık yüzünden alay konusu olmuştum. Başlık bir amacın ilanıdır. İlgi çekmeyi hedefler. Bu yüzden o günkü yazı dikkat çekerek hedefine ulaşmıştı.
O yazıda Bıkaya Baraj Projesinin, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından finansmanına katkı sağlandığını, Amacın Sapanca Gölü'ne su taşımak olduğu, varsayımında bulunmuştum. Sapanca Gölü, Sakarya Büyük Şehir Belediyesi ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin ortak kullanımına mı açılacak diye sormuş ve eklemiştim, Akyazı bunun neresinde?
Bunlar varsayımdı ve şüphe yüklü cümlelerdi taki Orman ve Su işleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu beyin projenin nihai hedefini geçenlerde açıklamasına kadar.
Bu açıklamadan sonra; Bıkaya Baraj Projesinin nimetlerinden yararlanacak aday ilimizin Kocaeli olduğu artık ön görü değil, hakikat olmuştur.
Sapanca Gölü'nü besleyen su kaynaklarının çoğu özel işletmelerin elinde olmasını, Gölde su seviyesinin düşmesinde bunun yanı sıra Adapazarı ve İzmit'in sanayi kuruluşlarının aşırı kullanımının etkisi olduğu gerçeğini, yazının dışında tutarak; Akyazı, bu projenin neresinde diye tekrar soruyorum.
Her belediye öncelikli hedef olarak gelecekte karşılaşa bileceği su sıkıntılarına önlem almaya çalışırken, Akyazı Belediyesi bu konuda ne gibi bir çalışma içerisinde.
Örneğin, İlçemiz sınırları içerisinde olan Bıkaya Barajı'ndan ilçenin artan ihtiyaçları için kullanım hakkına sahip mi?
Yoksa Kuzulukta ki kaplıca suyunun kullanım hakkı elimizden alındığı gibi bir oldu bittiyle mi karşılaşacağız?
Özellikle Kuzuluktaki mahelerin ve ilçe merkezimizin suyunun, azaldığı yaz aylarında kuyu ve artezyen sularına mahkum edilirken. Kalitesi ve içilebilirliği kanıtlanmış, Mudurnu deresinin arıtılması ve kullanımıyla ilgili bir çalışması ve tesisleşme planı var mı?
Yoksa tüm diğer projelerde olduğu gibi bu durumda da Akyazı; Sakarya Büyük Şehir Belediyesinin insafına mı bırakıldı? Öyleyse ...